BAŞÖĞRETMEN

Bugün 24 Kasım. Öğretmenler günü olarak kutlanıyor. Diğer bütün şeyler gibi bu da bir gün hatırlanmaya sığacak bir mesele değil elbette. Fakat faydası var mı, elbette vardır. (Ben dün akşam bir faydasını restoranın öğretmen indirimi olarak gördüm; iyi bir durumdu… 🙂

Neyse, her 24 Kasım’da bir başöğretmen kelimesi de gelir, oturur gündemimize. Bu sene bütün konuşmalardan, söyleşmelerden azade olarak merak ettim ve manasına baktım. Başöğretmen lügatlerde, “Bir ilkokulun yönetiminden sorumlu olan öğretmen, ilk mektep müdürü, başmuallim” olarak kayda geçmiş. Yani epeyce başöğretmenimiz varmış.

Burada kısaca ilkokuldaki öğretmen meselesine bir tırnak açayım. Herkes için -en azından konuşup duyduklarımdan hareketle- ilk/okul öğretmenimiz oldukça önemlidir ve hatırlarda yerini korur. Minnetle yad edilir.

Benim hayatımda da ilkokul öğretmenimin etkisi büyüktür. Özellikle cesaret kazanmamda ve çalışmalara odaklanmamda ciddi istifade ettiğimi devam eden hayatım boyunca hep hissettim. Buradan selam olsun kendisine. Belki bu yazımı bir gün karşılaşır ve okur da o da beni hayırla yad eder.

Şimdi burada duralım ve konuyu usulünce mecrasına kaydıralım.

Efendim, başöğretmen deyince ve kelimenin manasıyla bakınca ilk akla gelen elbette annelerdir. (Dur biraz, itiraz etme. Bi dinle) Çünkü bizim ilk ve baş öğretmenimiz, başımızın tacı annelerimizdir. Karakterimizin geliştiği ilk dönemin mimarı onlardır. Hayat boyu devam edecek bütün kıstaslarda hep annenin kodları olacaktır: Anne kokusu, anne yemekleri, anne terliği, Anadolu ve anavatan…

Bediüzzaman Hazretleri yukarıdaki cümleleri destekler mahiyette, “İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir.” der ve devam eder: 

“Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem ediyorum ki, en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi merhum validemden aldığım telkînât ve manevi derslerdir ki; o dersler fıtratımda, âdeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sair derslerim o çekirdekler üzerine bina edildiğini, aynen görüyorum. 

Demek bir yaşımdaki fıtratıma ve ruhuma, merhum validemin ders ve telkînâtını, şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müşahede ediyorum.”[1]

Evet, bir insan için annenin telkin ettiği sözler ve manevi dersler öyle bir maya olur ki fıtrata, ilerleyen hayatında öğreneceği bütün bilgilere çekirdek olur, sarsılmadan istikametle devam edecek bir hayatı netice verir.

Bunun için ilk/baş öğretmenlerimiz yani başımızın tacı annelerimiz 24 Kasım denince ilk akla gelen isimlerdir. Hayatımıza istikamet kazandıracak telkinler ve manevi derslerle istikamet çizecek/çizen annelerimizin ellerinden hürmetle öpüyor, hepsinin 24 Kasım’ını kutluyorum. 

Ve tabii ki müstakim öğretmenlerimizin de…


[1] Hanımlar Rehberi, s. 4

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s