TABELALARI İNDİRDİK

Yönetim ve icra kurulu üyesi olduğum Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) olarak planladığımız program dahilinde deprem bölgesine bir ziyaretimiz oldu. Üç gün süren bu ziyarette gördük, dinledik, hallendik ve dertlenerek geri dönmüş olduk. Süre kısa olsa da sonuçları TGTV tarafından yayınlanacak raporun değerlendirmesinden azade bende kalan birkaç mevzuu sizlerle paylaşmak isterim.

Öncelikle, sizlerin de bildiği üzere, yerinde görmekle hariçten bilgi sahibi olmak aynı şey değil. Her şey hala çok taze; bir şekilde vakit bulup bölgeyi görmek ve insanlarla görüşmek gerçekten önemli. Mutlaka gidin, derim.

İkinci olarak gönüllü kuruluşlarımıza can u gönülden teşekkür ederim. Hem halkımızın hem de devletimizin tasdik ve takriri ile sabit ki dindar gönüllü kuruluşlarımız çalışmaları, samimiyetleri, fedakarlıklarıyla gönüllere taht kurmuş, kardeşlerimizin yanında olmuşlar. Milletimizin merhametini sahaya olabildiğince yansıtmışlar ve devam ediyorlar…

Gönüllü kuruluşların çalışmaları, halleri ve sözlerinin etkileri bir kez daha göstermiş oldu ki bu sivil yapılar son derece önemlidir. Özellikle referanslarını İslam’dan alan ve Allah rızası için çalışanlar daha da kıymetlidir. Neredeyse olmazsa olmazdır…

Bu, benim tespitimden önce, bölgede bulunan her türlü kurumun ve muhatap olduğumuz insanların beyanıdır.

Gönüllü kuruluşlarımızın oradaki temsilcileriyle yaptığımız toplantılarda öne çıkan bir cümle oldu: Biz tabelalarımızı indirdik. İsim ve yelek renkleri farklı da olsa İslami bütün yardım kuruluşlarımız tek yürek olmuşlar. İhtiyaç alanları ve durumuna göre, insan odaklı olarak geçişken bir hal kazanmışlar ve birbirlerini ihtiyaç sahiplerini önceleyerek desteklemişler. 

Tek yürek ve tek yumruk olabilmişler. Elhamdülillah.

Deprem bölgesi çok geniş, etki sahası çeşitli ve yüksek. Bundan dolayı oraya her alandan uzmanların gitmesi ve çalışma yapması da önemli olacaktır. Yani sadece mühendisler değil, sosyologlar, edebiyatçılar, psikologlar, dergiciler, tıpçılar, kalıcı eserler vermek adına medya vb. Bölgenin çalışılması ve maddi-manevi bilinç adına çalışılanların paylaşılması gerekiyor.

Bununla birlikte yaşanan her sürecin ve eksik/fazla olanların tespiti ve ilerisi için yapılacak çalışmalara fayda sağlayacak şekle getirilmesi de elzem. Koordinasyondan iletişime, gönüllü kuruluşların bazı konularda kendisini yenilemesinden devletin bu kurumlarla ilişkisine, öncelik sıralarından israfın önlenmesine, atanmışlar ile adanmışların arasındaki farkın (adanmışlık lehine) kapanmasına kadar pek çok mesele var ki sadece sözde değil, geniş bir katılımla raporların değerlendirilmesini zaruri kılmaktadır.

Bir söz var, barış için savaşa hazır ol, diye.

Hazır olmak önemli. Bunun için de tespit, rapor, değerlendirme şart.

Bu anlamda bir çatı kuruluş olarak TGTV de önemli bir iş yapmış oldu. Başından beri süreci takip etmekle birlikte, geldiğimiz noktayı tespit ve bundan sonra hem üye kuruluşlarımız hem de yetkililerle sonuçları paylaşması ve sonrası için atılacak adımlarda ve yürütülecek politikalarda sorumluluk alması daha da önemli olacaktır.

Yeni bir yüzyıla girdiğimiz bu dönem sadece devlet ve siyaset söylemi değil, özellikle gönüllü kuruluşlar için de caridir. Osmanlı devleti adeta büyük bir gönüllü kuruluş düzeniydi, ki Batı bunu olabildiğince modellemiş, fakat şirketleşmeyle birlikte para ve zulüm dönemi başlamıştır.

Bu yeni dönemde Türkiye de tarihinde olduğu üzere, gönüllü kuruluşları ve fert fert her bir insanıyla “Kim var?” denildiğinde, sağına soluna bakmadan “Ben varım!” diyebilen, himmeti milleti olmakla her bir ferdi tek başıyla bir millet olabilen hali kazanacaktır inşallah.

Ki hakikaten önümüzdeki yüzyıl Türkiye Yüzyılı ve istikbal inkılabatı içinde en gür sada İslam’ın sadası olsun.

Temas noktaları ve fotoğraflar için bakılabilir: @TGTV_Vakif

Yorum bırakın