“HAYIR!” DEMENİN NERESİ HAYIR?

Bir ara derste bir talebe sormuştu, “Hocam, olumsuzluk ifade eden hayır kelimesiyle bildiğimiz hayır kelimesi aynı mana mı, nasıl oluyor?” diye. Yankıları süren seçimin dolaylı kelimesi olan ve bazıları için can sıkıcı hale gelen “hayır” kelimesi yine zihnime düştü bugün.

Onunla meşgulken, 2018’de dergi yazıları içerisinde bir metin gözüme ilişti. Onu da işin içine katarak kelimeyi takip etmeye ve bize bakan güncel halinden istifade etmeye niyet ettim. Şöyle ki:

Lisanımızda yazılışı ve söylenişi aynı, fakat manası zahirde iki olan bir kelime var: hayır. Birinci mana için lügatlerde, “Olumsuzluğu iyi dilekle dolaylı olarak ifade eden kelime olup, ‘öyle değil, olmaz, yok, asla’ anlamlarında olumsuzluk, ret ve inkâr bildirir” denilmiştir. İkinci mana içinse, “Her durumda ve şartta herkesin katında iyi ve makbul olan hal ve iş; şartlarına, istek ve menfaatlerine göre bir kimseye uygun gelen iş veya durum; maddî veya manevi karşılık beklenilmeden yapılan iyilik, yardım, ihsan” gibi manalar kayda girmiştir.

Hayır kelimesi Kur’an’a ait bir kelimedir ve bizde de İslamiyet’in kabulünden sonra kullanılmaya başlanmış. Hayır kelimesi Kur’an’da, Bakara Suresi 216. ayette, yukarıya aldığım ikinci manasıyla, “Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama o sizin için hayırlıdır” manasıyla geçmekle birlikte, hoşlanmama üzerine bina edilmiş, yani olumsuz anlamayı kaldıracak müspet bir yaklaşım ortaya koymuştur.

Ayetin tamamına baktığımda şu manayı gördüm: “(Ey müminler!) O, hoşunuza gitmediği hâlde savaş size farz kılındı. Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi (de) seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise (sizin için hayır olanı) bilir de siz bilmezsiniz.”

Yani anladım ki bize olumsuz gelen şeyler, hakikatini bilememekten kaynaklı olarak, bizim için hayır olabilir. Ya da tam tersi mümkün. Çünkü her şeyi hakkıyla bilen Allah’tır. Yaratan da odur. Biz, karşılaştığımız -özellikle- menfi durumlar için “Vardır bunda da bir hayır” diyebilmeliyiz.

İyi de olumsuz mana ifade eden “hayır” kelimesi ne oluyor? O da Allahualem ayetteki “hayrun” kelimesinden alınmış olsa gerektir. İslam’dan önce istemediğimiz, kabul etmediğimiz bir şeye “yo” veya “yok” dermişiz. Arapçada “la”, Almancada “nein”, İngilizcede “no” dendiği üzere. Fakat ecdadımızın, muhataba “yok” demek yerine, “vardır bunda da bir hayır” manasına “hayır” kelimesini kullandıkları anlaşılıyor.

Değişmez bir hakikat olarak ölüm var ve Müslümanlar olarak inandığımız bir hakikat ki dünya imtihan meydanıdır. Bizler imtihan olunuyoruz. Sınanıyoruz. Bize ait elimizde sadece seçimlerimiz var. Başımıza gelen meselelerde -sonunu hayır umarak- “Her işte vardır bir hayır” deriz, diyoruz. Bir kul olarak bu ahlakı korumak ve imtihan boyutunu, kulluk vasfını hatırda tutmak ve hatırlamak babında olumsuz şeylere “hayır” yani “Allah hayra tebdil etsin”, “Hayır olsun inşallah” demek ne güzeldir.

Kelimenin manasını aldığı temele gidip o nazarla bakmak önemli. Dolayısıyla Kur’an’a ait, ondan alınmış ve kültürel kodlarımızı oluşturan kelimelerimizi kullanmamız da kıymetlidir. Bazen tam tersi mana gibi gözükse de böyle bir durumda, bağlandığı yer ve bizde ve muhatapta oluşturduğu anlam önemli olur. Tabi burada temel bir şey var ki o da kelimeyi herkesin aynı manayla anlamış olmasıdır.

Belki seçim konusu da böyle anlaşılmalı. “Evet” mührünü basmamakla dolaylı olarak ifade edilen “hayır” kelimesini bu köken itibariyle değerlendirmeli, hayır olan tarafını görmeli ve ona göre de hareket edilmelidir. Millet “yok” dememiştir, hayır demiştir. Hayra olan tarafa dikkatimizi çekmek istemiştir. Şimdi Bakara Suresinin dibine diz çöküp muhasebe zamanıdır. Toparla/n/manın tek çaresi ve yolu var, o da “Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstahak olur.” Değilse “Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır.”

Hayır olsun inşallah…

Yorum bırakın